Giriş Kapısı

Sabah saat 8.00, hava yavaş yavaş aydınlanıyordu. Araba sesleri çoğalıyordu, öğrenciler üfleye üfleye geliyordu. 1. sınıf öğrencileri anne ve babalarından ayrılacağı için üzgün, 8. sınıflar ise ağır çantalardan dolayı yorgun yorgun okula giriyorlardı.
Saat yavaş yavaş ilerlerken bir anda okulun bitiş zili çaldı. Çocuklar üzerime doğru koşuşuyorlardı, bazıları birbirleriyle önden çıkmak için itişiyor bazıları ise alınacakları zamanın gelmesini bekliyordu. Çıkış saatinden yaklaşık 5 dakika sonra bir kız, bir de erkek benden geçmek için zıt yönlü koşuşuyorlardı. Birbirlerini önce fark etmediler fakat tam benden geçerken önümde çarpıştılar. Erkek “Az yavaş olsana!” diye bağırdı ancak kız duymadı ve koşmaya devam etti. Yere bir şey düşmüştü, erkek kendinden düştü sanıp geri dönüp yere baktı. Yerde sevimli bir anahtarlık gördü, önce kendisinin değil diye umursamadı sonra belki o kızı bulup ona, bana çarptığında özür dilemesi gerektiğini söylerim, diye aldı anahtarlığı. İncelediğinde bir dolap anahtarı olduğunu fark etti ve yoluna devam etti. Aslında sonra o anahtarlığı ne yaptığını merak etmiştim fakat yerimden hareket edemedim, konuşamadığım için öğrenemeyeceğim sanmıştım. Bu konuda çok haksızmışım, ertesi gün erkek o anahtarları çantasına takmıştı ki kız görürse onun yanına gidip özrünü dilesin. Bak oğlanın yaptığına. Ancak kız anahtarını başkasının çantasında görünce sinirlenmişti. Hemen oğlanın üzerine koştu ve anahtarlarını çekerek aldı. Erkek “Hey, ne yapıyorsun?” diyerek bağırdı. Kız ise bu anahtarlık benim, dedi. Erkek ise o zaman dün bana çarptığın için özür dile, dedi. Kız ise hayır, diyerek dönüp gitti. Kız tam içeri girecekken arkadaşı ona “Günaydın Zeynep!” diye seslendi. Bu sayede erkek kızın ismini öğrendi ve diğer kızı da tanıdığı için onun hangi sınıfta olduğunu da öğrendi. Sonrasında ikisi de okula girdiler ve gün benim için bu maceralı olayla bitti. Ne mutlu ki tüm olay hemen önümde gerçekleşiyordu. Sonraki sabah çocuk elinde mektup ile geldi ve önümdeki kulübeye bıraktı. Kim için bıraktığını görmedim fakat Zeynep gelince kulübedeki adam Zeynep, Rüzgar sana mektup bıraktı, deyince işin aslı anlaşıldı. Kız Rüzgar kim, diye düşünürken mektubu aldı ve açmadan okula girdi. Acaba içeride neler oluyordu, bunu bilmem pek mümkün değildi. Sonraki gün ikisi birlikte geldiler, meğer arkadaş olmuşlar. O gün demir parmaklığıma takıldı diye bana söylenmişti Rüzgar fakat ben olmasaydım en yakın arkadaşını bulamayacaktı. Artık her sabah ve her okul çıkışı birlikte gidip geliyorlardı.
